YETİŞTİRME YURTLARINDAN AYRICALIKLI BİR HAYATA ADIM ATMANIN VERDİĞİ HUZUR..

Ayrıcalık…

 

( geçmişini unutan benliğini bulamamıştır…yetiştirme yurtlarindan herkese yüreğimde kocaman bir yer var…)

 18 yıl Devlet korumasında, yuva ve yetiştirme yurtlarında kaldıktan sonra bir anda toplum içinde yer edinmek, iş sahibi olmak ne büyük bir ayrıcalıktı. O kadar küçüktüm ki anlamam baya zaman aldı bunun kocaman bir ayrıcalık olduğunu.

 Benim dünyamda doksan ayrı karakter doksan ayrı hayat vardı sürekli birlikte yeyip birlikte içtiğim birlikte uyuduğum birlikte uyandığım birlikte ağladığım.

 İsimler ara ara değişse de hayatlar kaderler birleştiriyordu bizi her yeni gelenle. 90 kişilik bir yurtta farklı karakterlerde birkaç yaş büyük birkaç yaş küçük kızlardan onların farklı hayatlarından öğrenmeye çalışmıştık hayatı. Herkesin farklı hikayelerine bakarak bazen anneye kızdık bazen babaya kızdık hiç tanımadığımız bizim bir binada toplanmamıza sebep olmuş herkese kızdık.

Kendi dünyamızın güzelliğini çok sonra anladık, iyi ki bizi bu binalarda toplamışlar iyi ki biz birbirimizi ve hayatlarımızı tanımışız bunların ne büyük bir ayrıcalık olduğunu, bu kurumlardan ayrıldığımızda öğrenecektik. Başkalarının hayatlarında dinlediğimiz her türlü karakterle yüz yüze gelecektik, atılan adımların nasıl sonuçlanacağını tahmin etsek de bizde aynı hataları ya yapacaktık ya da kaçacaktık. En zor olanı bütün bu yanlış ve doğruların kararını tek başına vermeye çalışacaktık.

 Bir zamanlar kalabalık bir aile olmuşken şimdi aslında olduğunla yüzleşecektin. Hayatın acımasız zorluklarından korumaktı amaç yurda aldıklarında yuvaya aldıklarında. Şimdi birileri büyüdüğünü düşünüp seni bu hayatın tam da ortasına bıraktığında yine o küçücük çocuk oluverecektin. En kötüsü de yine tek kalacaktın. Kendini güçlü hissettiğin, kalabalıklar, aynı anda atılan kahkahalar, koşturmacalar bir anda bitecek sessizliğe alışmaya çalışırken hayatla da baş etmen de gerekecekti. Ettiğin kavgalardan sonra bir özür dilemen yeter miydi sarılıp yine devam etmene hayatına.

 Kurumdan ayrıldıktan sonra devletin desteği ile bir anda koskocaman insanlarla aynı binada kendimize ait masalarımız oldu. Aldığımız ilk maaşı ne yapacağımızı bilemedik, para harcamayı öğrenmemiştik tam anlamıyla. Kurumda kalırken tek yaptığımız verilen harçlıklar ile şampuan, sabun, diş fırçası vs almaktı. Hiç dostlarımıza yemek ısmarlamadık, karnımız acıktığında bir yerlerden bir şeyler istemedik, hep aynı saatte yerdik yemeğimizi, hep aynı saatte kapanırdı ışıklar hep aynı yaşta ayrıldık dostlarımızdan.

 Henüz 18 yaşında olmamıza rağmen kurumlardan gelecekte bizleri nasıl bir hayat bekliyor dinlemeden anlamadan ayrıldık.

Okula gittik yıllarca okuyunca ne olacağız konuşmazdık, devlet sahip çıkmıştı belki ama kendimize ait bir anne gibi baba gibi sahip çıkanımız olmadı.

 90 ayrı hayat 90 ayrı karakter, 90 farklı hayal dinledik hiçte ciddi değildik. Bizi neyin beklediğini bilemeden nede kocaman kocaman hayaller kurmuşuz.

 

Kurumda kalmanın en büyük ayrıcalığı iş hakkıymış onu anladım. Kendimizden yaşça büyük insanlara nerden geldiğimizi söylerken neden utandık, neden başımızı yere eğdik bilmiyorum. Tek bildiğim öyle hissettirildiği, devlet korumasından ayrıldığımız kuruma devlet eliyle yerleştirildiğimiz için bize öyle sorular sormuş öyle bakmış öyle davranmışlardı ki, büyüdüğümüz yuvamız evimiz bildiğimiz yerlerden utandık. Evlerimizin içinde evet çok acılarda çektik ama bize ait sırlarımızı herkesin bilmesi farklı, bir çok karakteri içinde barındırmasını kimse önemsememiş tek akıllarında kalan yaşanılan şiddet ve taciz olayları olmuştu. Sorulan sorulara şaşkınlıkla cevap verememiştik, bütün sırlarımız ifşa edilmişti utanmıştık başımıza hepsi gelmemiş olsa da.

 Biz çok sevdik biz çok mutluyduk orası bizim evimiz diyemedik halen ayrılmış olmanın şokunu yaşıyorken. Kardeşlerimizi bir daha ne zaman görürüz bilmiyorken.

 Farklı insanlarla tanıştık tuttuğumuz evlere komşu olan, farklı davranışlarla karşılaştık aynı odada sabahtan akşama calistiklarimiza güvendik aldatildik, kefil olduk aldatıldık, sevdik aldatıldık, sahip çıkmayana sahip çıktık aldatıldık…

 Her şeyi duymuş dinlemiş olmamıza rağmen insanların ne kadar acımasız olduklarını bildiğimiz halde her seferinde inandık aldatıldık. Hayatı ezber etmiştik yüzlerce farklı hikaye ile ama başımıza gelene kadar ne kadar ayrıcalıklı büyümüşüz en son biz anladık…(sevda akyüz) Sevdalinka…

  
819 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın