MÜRSEL GÖKCEN
mursel.gokcen@hotmail.com
90 LI YILLARDA YURT HAYATI VE ZORLUKLARI.
14/08/2012

                                                     RÖVAŞATA
90’lı yıllar ülkenin kayıp yılları. Hızlı ekonomik dönüşüme sosyal değişimin ayak uyduramadığı yıllar. İktidar kavgaları, hırslar, filler ve çimen. Bu hikaye, fillerin tepindiği doksanlarda, çocuk yuvalarında kalan “çimen”i ele almaktadır.
İktidarların sık sık değiştiği dönemler doksanlar. İdeolojik kavgaların yoğun olduğu yıllar. Büyüklerin konuştuğu küçüklerin ezildiği yıllar. İşte o büyükler, devletin bir kurumunda kendi arka bahçeleri olarak gördükleri yuva ve yurtlarda cirit atarken, oradaki çocuk ve gençler sadece eziliyordu. Bir iktidar geldiğinde namaz kılmak suç addedilip kılanlar cezalandırılırken, bir başka iktidar geldiğince oruç tutmadı diye tabağınız alaşağı edilip kafanıza geçiriliyordu.
İşte yine böyle günlerden biriydi. Ramazan ayında bir teravih namazı için herkesin mescide gitmesi anons edilmişti. Yatakhaneler, televizyon odaları, oyun alanları her yer kilitlenip tek sosyalleşme mekanı olarak “mescid” bırakılmıştı. Herkes abdestlerini alıp mescide yönelirken, küçük Mustafa gitmek istemedi. Öğretmen sordu: “Yavrum, niye gelmiyorsun?” Mustafa “Hocam kılmak istemiyorum.” dedi. Hoca sağındaki çocuklara dönüp “Ne diyo lan bu?” der demez Mustafa’ya bir vurdu, Mustafa’nın burnundan kanlar akmaya başladı. Mustafa sessizce “Tamam hocam burnumu yıkayıp geliyorum.” Dedi. Hakikaten geldi de. Mescide girdi ve hocanın arkasında yerini aldı. Hoca o anda içinden dayak cennetten çıkma deyip secdeye varırken, Mustafa gerildi, gerildi, gerildi ve hocanın kıçına tekmeyi bir koydu. Hoca kapaklandı gitti. Mustafa başladı kaçmaya. Valilere “Baba” der yuvada kalanlar. Mustafa da her bayram Vali yuvaya geldiğinde sesi güzel olduğu için hocalar onu Vali Babanın karşısına çıkarır ve Mustafa başlardı: “Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur, Kilimin dilinden ancak anlayan okur….” Onca söylediği türküden sonra Mustafa herhalde birazcık hatrım vardır diyerek Vali Konağının önüne hızlıca kaçtı. Kapıdaki polislere derdini anlattı. Polisler Vali Babaya haber verdi ve Mustafa kurtuldu. Sonrası yurda dönüş amma en azından kansız bir dönüş.
Tabi sadece sağcılar değil eziyet eden oralarda. 28 Şubat sürecinde ellerinde 75. Yıl bayrakları burada kalan çocuk ve gençler Isparta’nın dört bir tarafında cirit attırılırdı. Ne de olsa Postmodern darbe yapılacaktı ve “araç”lar lazımdı. Anlamsızca ayaktabanlarımız patlayıncaya kadar yürürdük. Ne de olsa inşa edilmesi gereken bir hegemonya vardı. Fadime Şahin ve Ali Kalkancı’nın medyada yaptığını, buradaki çocuklara meydanlarda yaptırmak caizdi. Bu anlamsız yüke direnenler için psikolojik baskının bini bir paraydı. Hatırlarım. Bir gün Atam İzindeyiz yazan Atatürk Köşesine birisi espri olsun diye “Sen git biz arkandan geliyoruz” yazmıştı. Ne mi oldu? 3 gün boyunca sivil polisler eşliğinde sorgulamalar. Yıldırmalar. “Bunu yapan bulunacak. Yurttan atılacak. Şu yapılacak. Bu edilecek.”
Durumlar böyle böyle sürüp gitti. Kimse umursamadı bu çocukların anlamsız bakışlarını. Filler tepiniyor, çimenler eziliyordu. Bir sağdan bir soldan kroşeler bu anlamsız mücadelenin ortasında kalan çocuklara iniyordu. Ve bu çocukların hiçbiri kelebek gibi uçup arı gibi sokan Muhammed Ali’ler olamıyordu.
Maçın sonucu ne mi oldu? Piç edilmiş politik kültürleriyle binlerce çocuk ve genç.

    ALINTI : ANKARA HAYAT SENDE GENÇLİK AKADEMİSİ   DERNEĞİ ANI VE HATIRALAR DİZİSİ.



1243 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

REŞİT OLMADAN AYRILANLARI SAVUNDUK. - 24/11/2014
REŞİT OLMADAN AYRILMANIN SIKINTILARI.
ÖNYARGI DEĞİŞEBİLİRMİ. - 31/10/2014
BİZLERİ SAÇLARI HEP SIFIR NUMARAYDI..
yurtlardaki kardeşlerimiz için 5 dakika.... - 02/05/2014
sevgisizlik ve güvensizlik en büyük düşmanımızdır...
ASLA UMUDUNU KAYBETME..ASIL O ZAMAN KAYBEDERSİN - 17/12/2012
HAYATTA DİLENLER DEĞİL DİRENENLER KAZANIR.
YETİŞTİRME YURDU ÇOCUĞU VE GERCEKLER. - 12/12/2012
YETİŞTİRME YURDU ÖNCESİ VE SONRASI MERAK EDİYORMUYUZ.... TEMELİNE İNİLMEYEN PROBLEMLERİN ÇÖZÜMÜDE ZORDUR.
YETİŞTİRME YURDU ÇOCUĞU VE GERCEKLER. - 12/12/2012
YURT ÇOCUĞU VE GERCEKLER
ÖFKEYLE BESLENEN ÇOCUKLARDA İNSANDIR. YETERKİ SEVGİYLE BESLE. - 09/12/2012
ÖFKEYLE BESLENSEDE ELERİ SIMSICAK YÜREKLERİ SEVGİ DOLU DUR.
Acımasız dünyanın savunmasız bir neferi - 06/12/2012
çanekkale yetiştirme yurtlarından ayrılan neriman güder kardeşimizin güzel bir yazısı.
insan olmanın kolaylıkları. - 04/09/2012
işte güzel bir yazı okuyalım.
 Devamı